Pasta pesto nedir ?

Berk

New member
Pasta Pesto Nedir? Bir Tabak Makarnanın Peşinden Cenova’ya Uzanan Hikâye

Geçenlerde mutfakta ne pişireceğime karar veremediğim bir akşam, dolabın kapağını açıp öylece kaldım. Bir tarafta makarna, diğer tarafta yarım kavanoz pesto sosu vardı. Açıkçası pesto kelimesini yıllardır biliyordum ama o akşam kendime şu basit soruyu sordum: “Pesto tam olarak nedir?”

Sonra işin ilginç tarafı başladı.

İnternette birkaç tarif okumakla başladığım araştırma, beni Cenova sokaklarına, Ligurya’nın dar tarım arazilerine, fesleğenin tarihine ve hatta mutfakta “gelenek” dediğimiz şeyin nasıl oluştuğuna kadar götürdü. En sonunda hazırladığım makarna sadece akşam yemeği olmaktan çıktı; masaya koyduğum yeşil sosun arkasında küçük bir tarih kitabı olduğunu fark ettim.

Üstelik bu hikâyeyi tek başıma yaşamamıştım. O akşam arkadaşlarım Eren ve Derya da bendeydi. Eren mutfakta her şeyi planlamayı seven, “Önce malzemeleri ayıralım, sonra sosu yaparız” diyen biriydi. Derya ise yemeğin yalnızca nasıl yapılacağıyla değil, masadaki insanların ne hissettiğiyle ilgilenirdi. “Sosu biraz daha hafif yapalım, herkesin damak tadı farklı,” demişti.

İkisi de haklıydı.

Ve belki de pesto hikâyesinin bana öğrettiği ilk şey tam olarak buydu: iyi bir yemek, yalnızca doğru malzemelerin bir araya gelmesi değildir. İnsanların, coğrafyanın, alışkanlıkların ve zamanın da bir araya gelmesidir.

Pasta Pesto Nedir?

En basit haliyle pasta pesto, makarnanın pesto sosuyla buluşturulduğu İtalyan kökenli bir yemektir. Özellikle “pesto alla genovese” adıyla bilinen geleneksel pesto; fesleğen, çam fıstığı, sarımsak, sert peynir, zeytinyağı ve tuzun ezilerek bir araya getirilmesiyle hazırlanır.

Buradaki önemli ayrıntı “pesto” kelimesinin kendisinde saklıdır. İtalyancada “pestare”, ezmek veya dövmek anlamına gelir. Yani pesto aslında yalnızca belirli bir sosun adı değil, malzemelerin ezilerek birbirine karıştırılması fikrini de taşır.

Eren hemen araya girdi:

“Demek ki blender kullanınca geleneksel pesto olmuyor mu?”

Derya güldü.

“Bence asıl soru, blender kullanan kişinin Cenova’da yaşayan bir büyükanneye yakalanıp yakalanmayacağı.”

Bu noktada araştırmamız daha da ilginçleşti. Çünkü pesto konusunda sık yapılan bir hata var: Her yeşil fesleğenli sosu “orijinal pesto” sanmak.

Oysa geleneksel Cenova pesto geleneğinin arkasında belirli bir coğrafya ve belirli bir fesleğen kültürü bulunuyor. [Basilico Genovese DOP] olarak korunan Cenova fesleğeninin üretimi Ligurya bölgesinin kıyı tarafıyla bağlantılı ve ürün 2000'li yıllarda Avrupa Birliği'nin menşe koruma sistemi kapsamında güvence altına alınmış durumda. Basilico Genovese+1

Daha da önemlisi, pesto sosunun kendisi “DOP pesto” olarak korunmuyor. Korunan unsur, Basilico Genovese DOP yani Cenova fesleğeni. Bu ayrıntıyı öğrenince market rafındaki kavanozlara bakışım bile değişti. Basilico Genovese+1

Bir Kavanoz Sosun İçinden Çıkan Cenova Hikâyesi

O gece masaya oturmak yerine biraz daha araştırmaya karar verdik.

Cenova'nın bulunduğu Ligurya, İtalya'nın kuzeybatısında, dağlarla denizin birbirine çok yaklaştığı bir bölge. Tarım için geniş düzlükler yerine dar teraslar ve eğimli araziler öne çıkıyor. Bu coğrafya, insanların yüzyıllar boyunca toprağı kullanma biçimini de şekillendirmiş.

Cenova fesleğeninin hikâyesi de burada anlam kazanıyor.

Fesleğenin kökenleri çok daha eskilere uzanıyor. Basilicum türünün Hindistan çevresinden yayıldığı, Akdeniz dünyasına ise Romalılar aracılığıyla ulaştığı aktarılıyor. Ancak Ligurya'da mutfaktaki güçlü kimliğini özellikle 19. yüzyılda kazandığı belirtiliyor. Basilico Genovese

Pestonun öncüllerinin de geçmişi daha eski ezilmiş soslara dayanıyor. Ligurya'da Orta Çağ döneminde sarımsak temelli “agliata” gibi karışımların kullanıldığı, 19. yüzyılda ise sarımsağa fesleğenin eklenmesiyle pesto anlayışının şekillendiği aktarılıyor. Basilico Genovese

Düşününce oldukça mantıklı.

Bir bölgede sarımsak gibi saklanabilen bir ürün var. Başka tarafta yerel olarak yetişen, taze kullanılması gereken aromatik bir bitki var. Zeytinyağı var. Peynir var. Çam fıstığı var. İnsanlar bunları ezip bir araya getiriyor.

Bugün bize son derece doğal görünen tarif, aslında belirli bir coğrafyanın şartlarına verilmiş yaratıcı bir cevap.

Eren'in Planı, Derya'nın Dokunuşu

Eren araştırmadan sonra hemen mutfağa geçti.

“Tamam,” dedi. “Önce makarnayı haşlıyoruz. Pesto ayrı. Sonra makarnayı sosla birleştiriyoruz. İş bitti.”

Onun yaklaşımı her zamanki gibiydi: problemi parçalara ayırmak, sıralamak ve çözmek.

Derya ise kavanozdaki pestoya baktı.

“Biraz fazla yoğun. Makarnanın suyundan ekleyelim.”

“Ne kadar?”

“Göz kararı.”

Eren itiraz etti:

“Göz kararı bir ölçü değil.”

Derya gülerek cevap verdi:

“Mutfağın tamamı Excel tablosu değil.”

İkisinin yaklaşımı aslında birbirinin karşıtı değildi. Eren sonucu garanti altına almak istiyordu; Derya ise o sonucun insanlara nasıl ulaşacağını düşünüyordu.

Bu ayrımı özellikle seviyorum çünkü yemek anlatırken kadınları yalnızca “duygusal”, erkekleri de yalnızca “mantıklı” göstermek kolay bir klişeye dönüşebiliyor. Oysa bizim küçük mutfak hikâyemizde durum hiç öyle değildi. Eren arkadaş grubunun damak zevklerini dikkate alabiliyor, Derya ise ölçüleri ve pişirme tekniğini gayet iyi biliyordu.

Mesele cinsiyetten çok yaklaşım biçimiydi.

Birinin sorusu “Bunu en doğru nasıl yaparız?” olurken diğerinin sorusu “Bunu herkes için nasıl daha iyi hale getiririz?” olabiliyordu.

İyi yemeklerde ikisine de ihtiyaç var.

Siz mutfakta hangisisiniz?

Tarifi milim milim uygulayan taraf mı, yoksa tadına bakıp son anda değiştiren taraf mı?

Neden Pesto Yeşil? Ve Neden Fesleğen Bu Kadar Önemli?

Pestoyu pesto yapan şeylerden biri, elbette fesleğenin aroması.

Ancak burada yalnızca “fesleğen kullandım” demek yeterli değil. Ligurya'daki Basilico Genovese DOP, bölgenin iklimi, toprağı ve geleneksel yetiştirme yöntemleriyle ilişkilendiriliyor. Üretim alanının özelliklerinin fesleğenin aroma karakterine katkıda bulunduğu özellikle vurgulanıyor. Basilico Genovese+1

Bu noktada pesto hakkında daha önce hiç düşünmediğim bir şey fark ettim.

Bir yiyeceğin “yerel” olması yalnızca tarifin nerede yazıldığıyla ilgili değil. Toprak, üretici, iklim, ulaşım, tarım yöntemi ve tüketici alışkanlıkları da işin içinde.

Yani pasta pesto tabağına baktığımızda aslında yalnızca bir sos görmüyoruz.

Bir tarım sisteminin sonucunu görüyoruz.

Ligurya'da fesleğen üretiminin özellikle Cenova çevresindeki Val Bisagno ve Pra' gibi bölgelerde geliştiği, savaş sonrası dönemde ise pesto talebinin etkisiyle üretimin Ligurya kıyısı boyunca genişlediği belirtiliyor. Basilico Genovese+1
 
Üst